İkinci el kitap dükkânlarında en çok başkalarının notlarını ararım. Bir kitabın kenarına düşülmüş soluk kurşun kalem izleri, o kitabı bir zamanlar birinin gerçekten okuduğunun kanıtıdır. Kimi zaman bir ünlem, kimi zaman tek kelimelik bir "evet", kimi zaman da uzun bir itiraz.
Kenar boşluğu, sessiz bir sohbet
Kenara not almak, yazarla eşit olmaya çalışmak değil; ona bir cevap vermek. Katıldığım yere bir çizgi, şaşırdığım yere bir soru işareti, gülümsediğim yere küçük bir gülen yüz bırakırım. Yıllar sonra o kitabı açtığımda, hem yazarla hem de eski halimle karşılaşıyorum.
Bir kitabın en güzel yanı, sizi okuduğunuz andan çok sonra bile beklemesidir.
Temiz kitap, okunmamış kitap mı?
Kütüphanemde tertemiz duran kitaplar da var elbette. Ama itiraf edeyim, en çok sevdiklerim biraz hırpalanmış, sayfa kenarları kıvrılmış, sırtı çatlamış olanlar. Onlar benimle bir yere gitmiş, bir çay lekesi almış, bir gece yarısı okunmuş kitaplar.
Belki bir gün bu kitaplar başka birinin eline geçer. O zaman benim küçük çizgilerim, tıpkı o dükkânlarda benim bulduklarım gibi, bir yabancıya "burada biri vardı, bunu o da düşündü" diye fısıldar.
Yazıyı sevdiyseniz bana yazın.